İBRAHİM BİN ETHEM

Ocak 20, 2019 0 Yazar: levni

İBRAHİM ETHEM’DEN GENÇLERE GÜNAHA GİRME ŞARTLARI

Halk arasında İbrahim Ethem diye söylenen İbrahim’in babası Ethem,Belh sultanıydı.Sultan babasının yerine geçerek Belh hükümdarı olmuştu İbrahim.Bir gün meçhul adamın teklifsizce sarayına girip kapının yanına oturduğunu görüp ‘‘Burası han değil,ne işin var burada?’’ diye çıkışınca meçhul adamın düşündüren cevaplarıyla karşılaştı.

-Senden evvel burada baban Ethem vardı,ondan önce de öteki hükümdar oturuyordu.Ondan önce de bir başkası vardı.Bunların hepsi de burada bir müddet kalıp gittiler,şimdi de bir müddet kalma sırası sana geldi.Söyler misin burası yolcuların bir müddet dinlenip de gittiği han değil de nedir?Meçhul adam, ‘‘İşte benim istirahat müddetim de bitti,ben de gidiyorum.’’diyerek çıkıp gözlerden kayboldu.Belh hükümdarı İbrahim Ethem,Hızır diye kabul ettiği bu meçhul zatın uyarısından sonra artık sarayını da ,tahtını da terk ederek kendini tümüyle İslami hizmete verir.İmam-ı Azam gibi büyüklerden ders alarak kendini iyice yetiştirir,gençleri de yetiştirmeğe başlar.İşte bu sırada gelen gencin biri İbrahim Ethem’e sorularını şöyle sorar:

-Nefsim beni günaha girmeğe zorluyor,nefsime nasıl karşılık vereceğimi bilemiyorum,ne tavsiye edersiniz bana?der.

İbrahim Ethem de kendine mahsus üslubuyla cevap verip açıklama yaparak der ki:

-Önce günaha girmenin şartlarını hatırlat nefsine.Günaha girme şartlarını yerine getirebilirse günaha girebileceğini söyle,der.Genç heyecanlanır.

-Günaha girmenin şartları da mı var?Öyle ise o şartları söyle de hemen yerine getireyim,der.

İbrahim Ethem de anlatır günaha girmek için yerine getirilmesi gereken 3 şartı.

-Birincisi der, günaha girme duygusu başlayınca kendisine karşı günah işleyeceğin Zat’ın mülkünden dışarıya çık,günahı orada işle!Sonra geri dönüp gel!..

-Bu mümkün mü,der genç.Her yer onun mülküdür.Mülkü olmayan yer yoktur ki,oraya gideyim de günahı orada işleyip döneyim!..

-Öyle ise der İbrahim,hem mülkünde oturacaksın hem de mülkün sahibine karşı gelmekten utanmayacaksın;senin gibi civanmert bir gence yakışır mı bu saygısızlık?..

Genç,-Sen ikinci şartı söyle,der.Onun mülkünün dışına çıkmam mümkün değildir.

İbrahim Ethem ikinci şartı anlatır:

-Öyle ise der,kendisine karşı günah işleyeceğin zatın verdiği rızkı da yememeğe karar ver,ondan sonra isyana niyetlen!..Genç,düşünmeğe başlar:

-Bu da mümkün değil der.Ben Allah’ın verdiği rızkı yemeden yaşayamam ki?

-Öyleyse der İbrahim Ethem,hem mülkünde oturacaksın hem verdiği rızıktan yiyeceksin hem de O’na karşı günah işlemekten utanmayacaksın,buna akıllı,insaflı civanmert bir gencin vicdanı razı olur mu?

-Olmaz,der genç.Sen üçüncü şartı söyle de bir ona bakalım.İbrahim Ethem günah işlemenin üçüncü şartını söyler:

-İçinde günah arzusu kıpırdayınca hemen O’nun görmediği gizli bir yere git,günahı görmediği gizli bir yere git,günahı görmediği gizli bir yerde işle.Sonra geriye dönüp gel!..

Genç,bu şartta der -öteki şartlar gibi imkansız.O’nun görmediği bir yer var mı ki gidip günahı orada gizlice işleyeyim de sonra dönüp geleyim?..İbrahim Ethem de sözlerini şöyle bağlar:

-Öyle ise der,benim civanmert evladım,hem mülkünde oturacaksın,hem verdiği rızkı yiyeceksin hem de görmediği gizli yer bulamayacaksın,yine de ona karşı günah işlemeği göze alacaksın,imanlı,insaflı,civanmert bir gence yakışır mı böylesine isyan ve itaatsizlik?

Genç,daha fazla dayanamaz,iki elini birden kaldırarak bağırmağa başlar:

-Teslim oldum ey İbrahim teslim!der.Bundan sonra nefsim beni günaha zorlayınca haykırarak diyeceğim ki:

-Ey nankör nefis,utanmıyor musun,mülkünde oturduğun,verdiği rızkı yediğin,görmediği gizli bir yeri bulamadığın Zat’a karşı açıkça,alenen isyan bayrağı çekip de nankörce günah işlemeğe?

-Ne dersiniz?Gencin bu şartları bizim için geçerli mi?biz de Allah’ın mülkünde oturuyor,verdiği rızkı yiyor,günah için görmediği gizli bir yer bulamıyor muyuz?Öyle ise biz de bu genç gibi içimizden gelen bir feryatla bizi günaha zorlayan nefsimize, ‘‘Utanmıyor musun?’’ diye itiraz ederek üzerimizdeki baskısını yok etmeğe çalışmalı mıyız?