TEFEKKÜR İLE TEBESSÜM VADİSİ

Ocak 20, 2019 0 Yazar: levni

İnsanı diğer varlıklardan ayıran özelliği düşünme yeteneğidir.yalnız bu özellik insanı iki yöne sevk ve idare eder.Biri,bardağın dolu olan kısmını görmesi,diğeri ise bardağın ne kadar boş olarak görmesine bağlıdır.Yani bu yönleri sayesinde insan ilmi anlamda yükseğe nefsi anlamda nefs-i mutmeinneye çıkıp cennete,bunun yanında da ilmi anlamda alçaklığa nefsi anlamda esfele-i sefiline düşüp cehenneme de girebilir.En özlü bir söz ve kesin bir dille cenab-ı mevla ayeti kerimesinde şöyle buyuruyor ”dileyen inansın ve dileyen de inanmasın”.bu bilgiler ışığında tefekkür ile tebessüm köprüsünden ilginç manzaralar sunma imkanı veren değerli kardeşlerime sevgi ve muhabbetlerimi eder,nazarlarınızı celbettiren hiç fazla da duyulmamış ibretlik menkibelerimizi gözlerinizin önüne serpmeğe başlıyoruz inşaallah.rabbim bu mazide kalmış hikayelerden ders çıkarıp hayatına tatbik eden ve Hz.Peygamber(s.a.v)’in ifadesiyle ”Yüce Allah sizin dış görünüşünüze ve mallarınıza bakmaz fakat sizin kalplerinize ve amellerinize bakar”buyurarak kalplerimize nakşetmemizi yüce mevladan niyaz ederim.

Halife Harun Reşid ,Bağdat kırlarında çevresiyle birlikte geziye çıktığı sırada ağaç altında uyuyan bir adamı görür ve yanındakilere ”Şu adamı uyandırın,otların arasından çıkan bir yılan onu sokup öldürebilir.”der.Hemen uyandırılan adam bakar ki karşısında Harun Reşid var.”Sultanım neden uyandırdınız beni der,rüyamda padişah olarak seçilmiştim,tahtımda oturmuş çevreme ne güzel emirler veriyor,hizmetçileri çevremde koşturuyordum.”diye söylenir.Harun reşid gülerek cevap verir:”Efendi der,uykudaki padişahlıktan ne olur ki,işte böyle gözlerini açınca padişahlık falan kalmaz,yok olup gider!” adam şöyle cevap verir:”Sultanım der,benim padişahlığım gözümü açınca yok olup gitti,seninki de gözünü kapayınca yok olup gidecek,aramızda büyük bir fark mı var sanki?”Bu cevap karşısında düşünmeğe başlayan Halife:”Efendi der,aslında uykuda olan sen değil benmişim,ben seni yılandan kurtarmak için uyandırmıştım,sen de beni saltanat gafletinden kurtarmak için uyarmış oldun.Bundan sonra sıkça tekrar ettiği söz hep aynı olur.”Ey Harun,gözünü kapayınca yok olacak saltanatına sakın güvenme!” Abdülkadir Geylani hazretleri:”Büyüklerin üzerine sinek konmazmış,sizin üzerinize de sinek konduğunu görmedik.”diyenlere şöyle cevap verir:”Bana sinek neden konsun ki,üzerimde ne dünyanın pekmezi var,ne de ahiretin balı?” Yine Abdülkadir Geylani hazretleri bir yerde cemaatiyle otururken cemaatinden birisi demiş ki ”hocam bize bir keramet göster de görelim.”demiş.Geylani hazretleri de oturduğu yerden kalkıp ileriye doğru gidip ,tekrar geri gidip gelmiş, tekrar oturduğu yere geçmiştir.cemaati de ”e hocam biz bir şey görmedik nerede keramet”demişler.Geylani hazretleri de ”yürümekten büyük keramet mi var?”demiştir. Rahmetli Şeyh Hacı muzaffer Ozak,muhataba göre nükteli söz söylemesini bilen biriydi.Dükkanına giren laubali bir adam;”selamun aleykum babalık.”der.O da ”aleyküm selam kuru kalabalık!”diye karşılık verir.